Examples of using Kaderle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Wynonna Earp, kaderle buluşma zamanı.
Üzgünüm ama ikimizin kaderle randevusu var.
Kaderle randevu.
Kaderle randevum vardı.
Kaderle bir randevum var.
Bazı şeyleri sadece kaderle ele alman gerek.
Yani, kaderle oyun oynayacağız.
Kaderle randevu için iyi bir renk.
Kaderle oynarsan kötü şeyler olur.
Kaderle randevum var.
O masada otururken kaderle oynuyor gibi hissediyorum.
Kaderle görüştüğünü söylüyor.
Kaderle ilgili önemli bir konuşma yapacağına inanıyorum.
Yazarın tekrar kaderle bir oyuncak gibi oynamasına izin verilmemeli.
Kaderle ilgili bana bir şeyler söyleyen bu haftaki üçüncü kişisin.
Kaderle kavga etmenin faydası yoktur.
Ama anlamadığın şey şu. kaderle neden arasında gerçek Tanrı vardır.
Kaderle telsiz bağlantısı da yok.
Kaderle bir oyun randevunuz var. Hepiniz hazırlanın.
Kaderle bir randevum var. Evet!