Examples of using Kalin in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kalin kirmizi persula kapliydi.
Kalin yaratığı, sadece Kal için ateş yapar.
Kalin ne yapabildiğini görelim.
Burada kalin.
Bu zirh çok kalin.
Bu zirh çok kalin.
lutfen kalin ve bana arkadaslik edin.
Gel, kalin gece benim keskin biçagim ne açtigi yarayi görür,
Angel X, oldugunuz yerde kalin.
Görüşmeler sırasında, senin, Kalin Trose, Betalı delegeyi öldürmeye teşebbüs eden, kendi ayından radikal bir grubun komplosunu engellemiş olduğun.
mülakat gerekiyor hala anlamadin mi O kalin kafanin almasi için daha kaç tane.
Kalin daha da ileri giderek uluslararası toplumu kuzey Mitrovicadaki kamplarda kurşun zehirlenmesine uğrayan Roman nüfusu kurtarmak için acilen harekete geçmeye de çağırdı.
Sen, sen, sen, ve sen, burada kalin. Evet, efendim.
buna bagli olarak daha kalin bacaklara sahip olmamiz gerekirdi.
Hırvatistanı Sırp mültecilerin savaş öncesi evlerine dönmelerini sağlamada kaydettiği ilerlemeden ötürü öven Walter Kalin,'' hükümet tarafından yapılmış önemli derecedeki yatırım sonrasında nispeten az sayıda dava kaldığını'' kaydetti.
Camurda kalin bir beyaz bakteri… seridi olusmus… balinanin asil seklinin sinirlarini cizmis… ve iskeletin kendisinin… üzerinde
Camurda kalin bir beyaz bakteri seridi olusmus balinanin asil seklinin sinirlarini cizmis
Kalin, Hırvatistana yaptığı üç günlük ziyaret boyunca Cumhurbaşkanı Stipe Mesiç,
Kalin,'' Gerek cumhurbaşkanı gerekse başbakan, 1990larda yaşanan ihtilaflar sırasında insanların toplu halde yerlerinin değiştirilmesinin yol açtığı çetin sorunları nihayet çözme isteklerini bana net bir şekilde ifade ettiler,'' diyerek yetkililerin sorunu çözme yönündeki siyasi iradelerine övgüde bulundu.
şarkı yazarı Lora Kozeva- radio sunucusu Kalin Veliov- müzisyen,