Examples of using Kanada in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kanada büyükelçi̇si̇ konutu, tahran.
İlk olarak sıkı dostluğunu Kanada hapishanesi için sakla.
Düşünüyorum da, Kanada yoluna barikatlar kurabiliriz?
Ben, Kanada hakkında konuşuyorum.
Şimdi Kanada milli marşını söylüyoruz.
Legs ve VVnin Kanada sınırını geçtiklerine inanıyorum.
Kanada Kanalını izliyorsunuz.
Kanada ya da Meksikaya kaçmadığından nasıl bu kadar eminsin?
Kanada değil, Meksikaya.
Anlaşmanın iki yetkilinin Kanada ziyareti sırasında imzalanması bekleniyor.
Kanada zaten geldiğim yer.
Siwash Gölü Kanada ve Teksasın tam ortasında.
Burası Kanada, bayım.
Geçen yıl Kanada mavi ladini almıştınız.
Kanada sınırını ihlal ettin!
Japonya Kanada ile çok ticaret yapar.
Japonyanın Kanada ile çok ticareti var.
Kanada, Avustralya ve Yeni Zellandaya milli kimlik duygusunu kazandırdı.
Kanada sınırını geçip tedavi olabileceğin bir yere gideriz.
Yemenin Kanada Büyükelçisi olarak hizmet vermeye devam etmektedir.