CANADA in Turkish translation

['kænədə]
['kænədə]
canada
oanada
kanadaya
canada
canadian
wing
flank
kanada
blood
khanna
into the bloodstream
bleed
kanadada
canada
canadian
wing
flank
kanadanın
canada
canadian
wing
flank
kanadayı
canada
canadian
wing
flank
canadada
oanada
canadaya
oanada
kanadaydı
blood
khanna
into the bloodstream
bleed
canadadan
oanada

Examples of using Canada in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Wow! Canada was one gun-loving, gun-toting, gun-crazy country!
Kanadalılar, silah seven bir halk. Vay!
Canada was one gun-loving, gun-toting, gun-crazy country!- Wow!
Kanadalılar, silah seven bir halk. Vay!
She kind of clams up. Whenever I ask her about Canada.
Ne zaman Kanadayla ilgili bir şey sorsam… sus pus oluyor.
Whenever I ask her about Canada, she kind of clams up.
Ne zaman Kanadayla ilgili bir şey sorsam… sus pus oluyor.
Canada was one gun-lovin', gun-totin', gun-crazy country!
Kanadalılar, silah seven bir halk!
Canada was one gun-lovin', gun-totin', gun-crazy country! MICHAEL; Wow!
Kanadalılar, silah seven bir halk. Vay!
Thank you, Canada, I will take it from here.
Teşekkürler, Kanadalı. Ben buradan sonra devralıyorum.
But the Americans are behind this. Canada is holding them.
Onları yakalayan Kanadalılar, ama arkalarında Amerikalılar var.
For air Canada flight 63 to Vancouver.: This is the final call.
Air Canadanın 63 sefer sayılı Vancouver uçuşu için son çağrı.
Canada! Exactly. No.
Kanadadayız.- Hayır.- Kesinlikle.
Canada! No. Exactly.
Kanadadayız.- Hayır.- Kesinlikle.
Jankovic faces Aleksandra Wozniak of Canada on Wednesday.
Jankoviç Çarşamba günü Kanadalı Aleksandra Wozniak ile karşı karşıya gelecek.
Here on the coast of Vancouver Island in Canada the sun bakes the exposed rock.
Canadadaki Vancouver Adası kıyısında güneş açıktaki kayayı pişirir.
Many of Canada citizens are demanding that more information be released to the public.
Çoğu Kanadalı daha fazla bilgi verilmesini istiyor.
Let me askyou something, Mr Canada.
Size bir şey sorayım Kanadalılar.
Now, moving right along, folks… let's meet Mademoiselle Canada.
Şimdi, devam ediyoruz millet Kanadalı genç bayan ile tanışalım.
James Wreford Watson, Countryside Canada.
Paul Franklin Watson Kanadalı çevreci eylemci.
Canada! Exactly. No.
Kesinlikle.- Hayır. Kanadadayız.
Let me ask you something, Mr Canada.
Size bir şey sorayım Kanadalılar.
Canada.- Oh, you heard. Where?
Oh, duydun. Nerede? -Kanada.
Results: 2576, Time: 0.058

Top dictionary queries

English - Turkish