WINGS in Turkish translation

[wiŋz]
[wiŋz]
kanatları
wing
flank
winger
kanadı
bleeding
kanatlarını
wing
flank
winger
kanat
wing
flank
winger
kanatlar
wing
flank
winger
kanadın
bleeding
kanadım
bleeding
wingsi

Examples of using Wings in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
And I searched and was taken prisoner by the wings of love, beyond distance and memory.
Aradım ve hapsedildim Aşkın kanatlarından Uzakların ve anıların ötesinde.
Does this mean I'm getting my wings?
Kanatlarıma kavuşacağım anlamına mı geliyor bu?
I'm sure to get my wings if we pull this off.
Bu işi halledersek kesin kanatlarıma kavuşurum. Hükümdar-mobili getirin.
From now on it's time for us to spread our wings and chase our dreams.
Artık kanatlarımızı açıp hayallerimizin peşinden gitme vaktimiz geldi.
Hey. Careful of my wings.
Hey, kanatlarıma dikkat et.
An impenetrable wall of beating wings.
Çırpılan kanatlardan aşılmaz bir duvar.
Why do you want to fly even though you don't have wings?
Kanatlarınız bile olmadığı halde neden uçmak istiyorsunuz?
You can't buy your own chicken wings?
Kendi tavuk kanadını kendin alamaz mısın?
Pretend you're going to attack the wings, then go for the center.
Kanatlardan saldıracakmışsınız gibi davranın sonra ortalarından saldırın.
Basically, we jumped… and you built your wings on the way down.
Aslında, zıpladık ve kanatlarınız tam da düşerken mi çıktı.
Soon, with wings outstretched… we fly to our destiny!
Çok yakında, kanatlarımızı açarak… kaderimize doğru uçacağız!
What's that? The wings?
Kanatlardan mı?
And they must go on wings of fire!
Ve ateşten kanatlarda gitmeliler!
I got wings, you got wings ALL God's chillun got wings..
Senin de benim de kanatlarımız var Tanrının tüm yavrularının kanatları var.
A Jentayu with broken wings will not fly away. Rest here for a while.
Bir Jentayu kanatlarınızı kırabilir ve asla uçamayabilirsiniz biraz dinlenin.
It's a place where babies fly around without bodies… just wings under their neck.
Bebeklerin omuzlarındaki kanatlarla bedensiz olarak uçtukları yer.
We fly home on the wings of imagination, is that what we do, Ronon?
Eve hayali kanatlarla mı uçacağız öyle mi Ronon?
Just look at these flimsy wings.
Şu kanatlardaki zayıflığa bakın!
Shake our wings.
Kanatlarımızı sallarız.
Pardon me, who are those twins playing the wings?
Affedersiniz, şu kanatlarda oynayan ikizler kim?
Results: 4460, Time: 0.0568

Top dictionary queries

English - Turkish