Examples of using Kangren in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ya riskler? Kan zehirlenmesi, kangren, enfeksiyon?
Benim oğlum, benim kanım benim kararım. Kangren yayılacak ve….
Belki bu kangren de yasadışıdır ama olmuş işte!
Kangren olmuş, yine geldi.
Kangren olmadıklarını gösterir.
Muhtemelen kangren olacak ve öleceğim.
Yaranın kangren olduğu anlamına.
Ama kolumda kangren varsa, kesip atardım.
Bu, kangren ve üstderiye ait çürüklerin ileri seviyede olduğunu gösterir.
Kangren yüzünden kolunu kesmek zorunda kaldılar.
Sözleri kangren gibi yayılacak. Himeneosla Filitos bunlardandır.
Sanırım kangren olabilir.
Kangren ve enfeksiyondan ölmüştü.
Kangren kaldırıldı.
Bir süre kangren olup olmayacağından korktum.
Ve elleri o kadar kötü kangren olmuştu ki İngiltereye dönmek zorunda kaldı.
Muhtemelen kangren olacak ve öleceğim.
Kangren olmuş.
Çavuş, kangren bacağımı çürütüyor… gözlerimi değil.
Burada biri kangren olmuş ama kim?