KAP in English translation

grab
al
alıp
tut
kap
yakala
alsın
alın
tutun
alacağım
alayım
get
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın
pot
esrar
ot
tencere
demlik
çömlek
marihuana
kavanoz
haşhaş
bir çaydanlık
çanağı
containers
konteyner
konteynır
bir kutu
kabı
kap
take
al
almak
alıp
alacak
kabul
alman
sürer
götür
alın
götürün
kap
pick up
al
alıp
almam
topla
kaldır
alacağım
açsana
açmasına
kap
the beaker
kabı
kap
snag
bir pürüz
engel
sorun
kap
çıkmazı
yakalamama
budak-
container
konteyner
konteynır
bir kutu
kabı
kap
pots
esrar
ot
tencere
demlik
çömlek
marihuana
kavanoz
haşhaş
bir çaydanlık
çanağı
getting
al
almak
hemen
var
bin
geç
çabuk
biraz
getir
alın

Examples of using Kap in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Bir iskemle kap ve bunu dene.
Take a seat and try them on.
Sunny, kap ne durumda? Harika?
That's brilliant. Sunny, how's that pot coming?
Evet. Telefonu kap ve ara onu hemen.
Get on the phone and call her right now.- Yeah.
Sizin için yemek koymaya hiç kap kalmadı çocuklar.
There's no containers left for you guys to put food in.
Şimdi uslu bir çocuk ol, şu kutuyu kap ve arabasına koy.
Grab that box and put it in her car. Now be a good boy.
Kapıyı açmanız için kap, işaretli çizgiye kadar dolmak zorunda.
In order to open the door, the beaker must be filled to the marked level.
Kap, kamerası olduğu sürece ikinci el bir telefon işimizi görür.
Kap, a second hand phone would do as long as it has camera.
Bu kap, paketle, dırdır et değil.
This is not snag, bag, and nag.
Çocuğu kap ve.
Take the boy and.
Hançeri kap! Dikkat!
Pick up the dagger! Attention!
Sunny, kap ne durumda? Harika.
Sunny, how's that pot coming? That's brilliant.
Ama birkaç kap üretmeliyiz.
But we need to make some containers.
Bu kap tamamen su geçirmez.
This container is completely watertight.
Kap, kestiğim bu orospunun tadına bakmak isteyebilirsin.
Kap, you might want to taste this bitch that I have slaughtered.
Telsiz kap, Scuddy, ve kanalı değiştir.
Take a radio, Scuddy, and switch channels.
Hançeri kap! Dikkat!
Attention! Pick up the dagger!
Sessizlik! Bu kap, paketle, dırdır et değil!
Silence! This is not snag, bag and nag!
Sunny, kap ne durumda? Süzgeç. Harika?
That's brilliant. Sunny, how's that pot coming?
Kapıyı açmanız için kap, işaretli çizgiye kadar dolmak zorunda.
The beaker must be filled to the marked level. In order to open the door.
Alan dahilinde kase ya da kap bulamadım.
I didn't find any cups or containers around the perimeter.
Results: 950, Time: 0.0567

Top dictionary queries

Turkish - English