Examples of using Karada in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Komutada kim var?- Karada, efendim.
Komutada kim var?- Karada, efendim?
Helikopter kazası havada ve karada 7 cana mâl olmuştu.
Peki ya karada olmazlarsa?
Sen karada yaptığını yapıp, malı alıp dağıtacaksın.
Bu arada karada vakit geçirmek size iyi gelecek.
Kardeşleriniz karada çarpışıyor olacak.
Özel Kuvvetler karada izini sürüyor.
Bir başkomutan havada, karada, denizde.
Havada ve karada.
Okyanusu öv ama karada kal.
İkimizde biliyoruz ki savaşlar sadece karada kazanılır.
Bir tane yakarsam karada, iki taneyse denizde.
Karada ve okyanusta.
Denizde ve karada çatışmalar yaşandı.
Karada kolonileşen ilk hayvanlar ormanaltının minik canlılarıydı.
Karada ne yapıyoruz?
Karada, çamurda harika bir iş çıkardınız.
Karada belirir.
Sizi karada ve denizde gezdiren Odur.