KATLETMEK in English translation

slaughtering
katliam
katlediyor
kesim
kıyımdan
öldür
kes
boğazlayacağım
öldürüyorlar
to massacre
katletmek
katliam
killing
öldürmek
öldürün
gebert
slaying
öldürün
katledin
öldürmek mi
murdering
cinayet
öldürmek
katil
öldürüldüğü
slaughter
katliam
katlediyor
kesim
kıyımdan
öldür
kes
boğazlayacağım
öldürüyorlar
slay
öldürün
katledin
öldürmek mi

Examples of using Katletmek in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Herkesi katletmek zorunda kalsan bile.
Even if he has to massacre everybody.
Başkeşişlerin hepsini katletmek merhamet göstermek miydi?
Was it merciful to slaughter all of the abbots?
Masum insanları katletmek kutlanması gereken bir şey mi?
Is the slaughter of innocent men cause to celebrate?
Doğallığı böyle kim katletmek ister merak ediyorum?
I wonder what would want to kill off nature like this?
Birini katletmek nasıl bir duygu? Kokuyor?
It stinks. How does it feel to slaughter someone?
Hani bir balinayı kazaen katletmek senin tarzın değildi?
It's not your style to butcher a whale by accident?
Bize verilen emirler örgütün Bir Numarasını Teresayı katletmek.
We have been given orders to slay down the Number One in the organization, Teresa.
Ama onları bir düğünde katletmek.
But to slaughter them at a wedding.
Bu fanatik Yahudi birliğimizi katletmek istiyor.
That fanatical jew wants to massacre our force.
Oysa beş süvari birliğini katletmek.
Massacring five companies of cavalry.
Antony ve ordusundan kalanları katletmek zaman kaybı gibi.
It seems a waste to slaughter what's left of Antony's army and Antony.
Gülen yüz'' Nasıl insan katletmek yüzlerce beni mutlu eder.
How would massacring hundreds of people make me happy" smiley face.
Zeyna içeriye adım attığı zaman, o bir köyü katletmek üzereydi.
He was about to slaughter a village when Xena stepped in.
Hazineyi tekrar ele geçirip paralı asker tutup herkesi katletmek istiyor.
He also wants to recover his treasure to recruit mercenaries and massacre everybody.
Anlamsal veya değil, 30 kişiyi katletmek, manyaklıktır!
Murderin' 30 people, semantics or not, is insane!
Tabi, bizi katletmek istiyor!
Yeah, it wants to slaughter us!
Ama onları bir düğünde katletmek… Savaş bu.
This is war. But to slaughter them at a wedding.
Ama onları bir düğünde katletmek… Savaş bu.
But to slaughter them at a wedding… This is war.
Oysa beş süvari birliğini katletmek.
Mr. President. Massacring five companies of cavalry.
Bu, onları katletmek.
This is slaying them.
Results: 92, Time: 0.0384

Katletmek in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English