KILLING in Turkish translation

['kiliŋ]
['kiliŋ]
öldürmek
to kill
murder
öldürerek
to die
death
dead
killed
cinayet
murder
homicide
crime
kill
öldürmekten
to kill
murder
öldürme
to kill
murder
öldürmeyi
to kill
murder
öldürüyor
to die
death
dead
killed
öldüren
to die
death
dead
killed
öldürüp
to die
death
dead
killed
cinayeti
murder
homicide
crime
kill

Examples of using Killing in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
You have been profiling us, targeting us, shooting us, killing us. following us.
Vuruyorsun, öldürüyorsun. Bizi fişliyorsun, hedefliyorsun, takip ediyorsun.
Killing women and children before. You never had a problem.
Kadın ve çocukları öldürmekte daha önce sorun yaşamadın.
I have seen… killing younglings. of him… a secruity hologram.
Onu ufaklıkları öldürürken gördüm. Güvenlik hologramını izledim.
Killing them professionally 4 years running. Uh, excuse me?
Dört senedir onları öldürüyorum. Affedersin?
As if killing one Britisher will bring down the empire!
Bir Britanyalıyı öldürünce imparatorluk yıkılacak sanki!
That look like my parents will do that? And you think killing two people?
Ebeveynlerime benzeyen iki insanı öldürmen bunu sağlayacak mı sanıyorsun?
That will prevent me from simply killing you? So I assume you have some security measure.
Seni basitçe öldürmemi engelleyecek bazı… güvenlik önlemlerin olduğunu varsayıyorum.
I thought you was mad at me for killing Big John and Lil Raj?
Koca John ve Lil Rajı öldürdüğüm için bana kızgınsın sanıyordum?
And you think killing two people that look like my parents will do that?
Ebeveynlerime benzeyen iki insanı öldürmen bunu sağlayacak mı sanıyorsun?
Killing us won't make us tell you how the crystal works, Valdack.
Bizi öldürmen kristalin nasıl çalıştığını söylememizi sağlamayacak Valdack.
The killing of women and children is a disgrace to the samurai.
Kadınların ve çocukların öldürülmesi samuray için rezalettır.
In your note you said you had information about Marta Craig's killing.
Notunuzda Marta Craigin öldürülmesi hakkında bilginiz olduğunu söylemiştiniz.
You think killing me will bring liberation?
Beni öldürünce özgür olacağınızı mı sanıyorsunuz?
I know they are going to kill him. They're killing everybody.
Herkesi öldürüyorlar.- Artık gitmen lazım.
Doing what? Killing them?
Onları öldürdüğümü.- Ne yaptığını?
Killing them. Doing what?
Onları öldürdüğümü.- Ne yaptığını?
I don't like rats crawling beneath my house. Killing gophers.
Sincapları öldürüyorum. Evimin altında, ya da arazimde… dolaşan fareleri sevmiyorum.
To stop me from killing you. And there is nothing in morality or causality.
Ve sizi öldürmeme engel olacak ahlâki ya da nedensellik ilkesi yok.
Killing all those people? Who are you?
Bütün o insanları öldürdün. Kimsin sen?
Your killing me is the only hope we have for peace.
Beni öldürmen barış adına tek umudumuz.
Results: 15469, Time: 0.0533

Top dictionary queries

English - Turkish