KILLING MACHINE in Turkish translation

['kiliŋ mə'ʃiːn]
['kiliŋ mə'ʃiːn]
ölüm makinası
bir ölüm makinesine
katil bir makine

Examples of using Killing machine in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
One thing I do know, the guy's a killing machine.
Bildiğim tek şey adamın bir ölüm makinesi olduğu.
I am not a killing machine.- Tau, stop!
Tau, dur! Ben bir ölüm makinesi değilim!
A sentinel. A killing machine designed for one thing.
Bir nöbetçi. Tek şey için tasarlanmış bir ölüm makinesi.
A killing machine designed for one thing. A sentinel.
Bir nöbetçi. Tek şey için tasarlanmış bir ölüm makinesi.
A killing machine. By now, it's become all he thinks about.
Şu an tek düşündüğü bu.- Bir ölüm makinesi olmak.
I'm a trained killing machine!
Ben eğitimli ölüm makinasıyım!
You are nothing more than a killing machine.
Sen bir ölüm makinesinden başka bir şey değildin.
Killing machine. He is an unstoppable.
O durdurulamaz bir ölüm makinesidir.
I'm a, uh, genetically-engineered killing machine escaped from a government lab.
Ben devlet laboratuarlarından kaçmış genetik olarak geliştirilmiş bir ölüm makinesiyim.
It's like a perfect killing machine.
Bu tıpkı mükemmel bir öldürme makinesi gibi.
I have taken control of the killing machine.
Ölüm makinesini kontrolüm altına aldım.
It's not his fault he's an unstoppable killing machine.
Onu rahat bırak! Durdurulamaz bir ölüm makinası olması onun hatası değil.
Don't you know you are playing with the killing machine?
Bir öldürme makinasıyla oynadığınızın farkında değil misiniz?
You were part of his killing machine, Hussein.
Sen onun ölüm makinesinin bir parçasıydın, Hüseyin.
Down south, the killing machine that is Dallas Carter rolls over Lufkin to 16-0.
Güneyde, ölüm makinesi Dallas Carter… Lufkini 16-0lık skorla ezip geçti.
Sure doesn't look like a killing machine to me, sir.
Bana bir cinayet makinesi gibi görünmedi, efendim.
Now this democratic killing machine was about to slice away 1,000 years of French monarchy.
Şimdi bu demokratik ölüm makinesi 1,000 yıllık Fransız monarşisini biçmek üzereydi.
You turned me into your own personal killing machine.
Beni şahsi öldürme makinene çevirdin.
I'm thinking this Russian killing machine could be our first eyewitness.
Bu Rus ölüm makinesinin ilk tanığımız olabileceğini düşünüyorum.
Let's throw the reunion party when she's not an unstoppable killing machine.
O durdurulamaz bir ölüm makinası olmadığı zaman bi toplanalım.
Results: 187, Time: 0.0449

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish