KILLING ONE in Turkish translation

['kiliŋ wʌn]
['kiliŋ wʌn]
öldürerek devam edeceğim ne istediğimi dinle yada en
birinin ölümüne

Examples of using Killing one in English and their translations into Turkish

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
trying to make killing one of our scientists Yeah, or a couple of Axis spies.
bilim adamlarımızdan birini öldürüp farklı bir şey gibi göstermeye çalışan Eksen ajanları.
set a tent on fire, killing one of the Pi Sigs who tormented you.
dönüp ateşe çadır kurmak, sana işkence eden Pi İşaretlerinden birini öldürmek.
Tell me what I want to hear… or I will execute a member of the senior staff… and continue killing one hostage every minute… until the plane crash or refueling plane arrive.
Kıdemli devlet büyüğünüzü infaz edip… öldürerek devam edeceğim… Ne istediğimi dinle, yada en ve her dakika bir rehine.
Mexican drug cartel ambushes four Marines, killing one and kidnapping the other two,
Meksikalı uyuşturucu karteli dört denizciyi tuzağa düşürdü birini öldürdü diğer ikisini kaçırdı ya
Little birdy told me that he severed ties with Vinny the other day, killing one of his boys in the process and sewing the other boy's lips shut.
Küçük bir kuş, geçen gün onun Vinny ile bağlarını tamamen kopardığını adamlarından birini öldürüp diğerinin de konuşmasın diye dudağını diktiğini söyledi.
and now killing one of us.
Şimdi de içimizden birini öldürdü.
Look like something else. Yeah, or a couple of Axis spies trying to make killing one of our scientists.
Ya dediğim gibi ya da düşman ajanları… bilim adamlarımızdan birini öldürüp… farklı bir şey gibi göstermeye çalışmış.
Look like something else. trying to make killing one of our scientists Or a couple of Axis spies.
Ya dedigim gibi ya da düsman ajanlari bilim adamlarimizdan birini öldürüp… farkli bir sey gibi göstermeye çalismis.
Look like something else. Yeah, or a couple of Axis spies trying to make killing one of our scientists.
Ya dedigim gibi ya da düsman ajanlari bilim adamlarimizdan birini öldürüp… farkli bir sey gibi göstermeye çalismis.
Or a couple of Axis spies trying to make killing one of our scientists look like something else.
Ya dediğim gibi ya da düşman ajanları bilim adamlarımızdan birini öldürüp farklı bir şey gibi göstermeye çalışmış.
Pro-Taliban don't want us killing one of their own, while the locals are just fine with us killing whoever might have killed Teddy.
Taliban destekçileri, onlardan birilerini öldürmemizi istemiyor halk, Teddyi öldürmüş olabilecek kimi öldürürsek öldürelim onlar için sorun değil.
Who had the audacity to fight back, killing one of us when we attempted to execute him tonight. A grotesque menace to our just society.
Onu infaz etmeye çalışırken bizden birini öldürme cüretini gösteren… adaletli toplumumuza asalak olmuş grotesk bir çapulcu.
began shooting at the crowd, killing one.
kalabalığa ateş açtığını ve birisini öldürdüğünü söylüyor.
Namely the hijacking of TWA897, killing one American navy diver and the hijacking of the Achille
TWA havayollarına ait bir uçağın kaçırılması ve bir Amerikan deniz askerinin öldürülmesi. ikincisi Achille Lauro adlı italyan gemisinin kaçırılması
A home near the former Palestinian intelligence headquarters was hit, reportedly killing one and wounding seventeen, and starting a large fire in the area.
Eski Filistin istihbarat üssüne yakın bir ev vuruldu ve bir kişinin ölümüne ve on yedi kişinin yaralanmasına neden oldu.
These are accounts of battles for the survival of the human race, a battle we will lose unless we stop killing one another and focus on the real enemies.
Bunlar insan ırkının hayatta kalma savaşının en temel göstergeleri… birbirimizi öldürmeyi kesip, gerçek düşmanlarımıza odaklanmadıkça da… kaybetmeye mahkum olduğumuz bir savaş.
Or killing one another. The Druids ensured it to prevent their captives from escaping.
Druidler, esir aldıkları kişilerin buradan kaçmasını… ya da birbirlerini öldürmesini engellemek için gerekli önlemler aldı.
It began with the repression of bloggers and ended the year by killing one of them.
Yıl, bloggerların baskı altına alınması ile başladı ve içlerinden birinin öldürülmesi ile sona erdi.
refueling plane arrive! and continue killing one hostage every minute… Tell me what I want to hear, or I will execute a member of the senior staff.
her dakika bir rehine öldürerek devam edeceğim… Ne istediğimi dinle, yada en kıdemli devlet büyüğünüzü infaz edip… Gerekli olan herşeyi yapabilmek için çalışıyoruz.
Caparzo. you tell yourself it happened You see, when you end up killing one of your men, so you could save the lives of two
Adamlarımızdan birinin ölümüne neden olunca… kendinize bunu… 2-3 ya
Results: 57, Time: 0.0492

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish