KAYA in English translation

rock
kaya
taş
rockn
taşı
salla
stone
taş
kaya
tas
taşı
taşın
taşla
boulder
kaya
parçasını
rocky
kaya
taşlı
ticker
kaya
kalbim
borsaya
kalbi
rocks
kaya
taş
rockn
taşı
salla
stones
taş
kaya
tas
taşı
taşın
taşla
boulders
kaya
parçasını

Examples of using Kaya in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kaya! Bütün bu kayalar yüzünden.
Rocky… You know, because of all the rocks.
Kaya gibiyiz burada, ve ben kendi kendime konuşuyorum.
Here we are, like two stones, and now I'm talking to myself.
Müsabaka başladı, Melekler Korusu ve Kaya Kanyonu takımları… 25.
The competition is fierce, as Angel Grove and Stone Canyon battle it out.
Yatağım kaya gibiydi.
The mattress felt like rocks.
Adli kontrol şartıyla serbest bırakılan Diyarbakır milletvekili Ziya Pirin danışmanı Muhammed Kaya.
Muhammed Kaya, the advisor of Diyarbakır MP Ziya Pir who was released on probation.
Toprak. Toprak, kum, kaya ve her türlü bitki hayatı.
Soil, sand, rock, and all manner of plant life.
Kafası kaya gibi.
He's got a head like a boulder.
Suyun kenarında kaya çatlaklarında tehlikeden… kaçmak daha kolaydı.
Down at the water edge, it was easy to escape danger in rocky crevices.
Ben Ajax, kaya kırıcısı!
I am Ajax, breaker of stones!
Biliyorum, onun pooları kaya gibidir.
I know, his poos are like boulders.
Ormandaki nadir kuşlardan biridir. Bu kaya çulluğunun çığlığı.
A rare bird in the forest. That's the cry of the stone curlew.
Kaya üstümüze geliyor!
Rocks are coming! Hold on!
Kaya yemek için size katılmamı mı istemiştin?
Invite me to another boulder dinner!
Ve en sonunda Venus, Dünya, Mars adı verilen küçük kaya gezegenleri meydana getirirler.
And eventually form small rocky planets like Venus, Earth and Mars.
Wilykat, kaya yağmuru.
Wilykat. It's raining stones.
Belki sana biraz kaya yengeci kalır.
Maybe there will be some stone crab left over for you.
Bazı engeller ise kaya gibi hissedeceksin.
And some of those obstacles are gonna feel like boulders.
Bugün bir kase dolusu kaya götürsem bile umrumda olmaz, tamam mı?
If I put out a bowl of rocks today, okay?
Evet, kaya tepeden aşağı indi. Kaza mı?
Just missed me. Yeah, this boulder came rollin' down the hill,- Accident?
koyu renkli kaya tozlarından oluşmuştur.
Comprised of dark rocky dust.
Results: 3864, Time: 0.0364

Top dictionary queries

Turkish - English