KEMAN in English translation

violin
keman
viyolonsel
fiddle
keman
kontrbası
ileri-geri yap
viola
viyola
keman
violins
keman
viyolonsel

Examples of using Keman in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ve evet, akşamları keman ve banjo çalıyorum.
And, yes, I do play the fiddle and the banjo at night.
Bu keman çalan çocuk.
THAT'S THE GUY WHO WAS PLAYING THE VIOLIN.
Ne düşünüyorsun? canlı keman gösterisi görüntüsü?
IMAGE OF LIVE VIOLIN PERFORMANCE What do you think?
Ed Morgan keman çalacak. Düşündüm ki.
Ed Morgan's gonna do the fiddling.
Hiçbir şey Dick Amcanın o keman yarışını kazanmasından önemli değil.
Ain't nothing as important as Uncle Dick winning that fiddling contest.
Her neyse, keman için bir fiyat teklifi vardı.
Anyway, there was an appraisal of this violin.
Mari Iwamotonun keman konserine gelmek ister misin?
Do you want to hear the violinist Mari Iwamoto?
Keman yayım oyuncak değildir!
My violin bow is not a chew toy!
Cenazelerde keman çalabilmene sevineceksin.
You will be lucky to fiddle at funerals.
İçindekiler keman, bovling topu değil!
They're violins, not bowling balls!
Konserde keman çalmak için yeterince eğitim görmedim.
I hadn't had not had enough training to be a concert violinist.
Eh, keman kadar fit.
Well, fit as a fiddle.
Keman yüzünden onları kesmen gerekiyor.
You're supposed to cut them for violin.
Keman için ne kadar istiyorsun?
How much you want for the fiddle?
Keman ve tavuklar?
Violon and chickens?
Ben de keman çalıp şarkı söyleyebilirim.
I can play the violin. And sing.
Hakiki keman yapma kursu için Almanyaya gitmesi gerektiğini söylerlerdi.
They said that you had to go to Germany for proper training in violin making.
Ne zamandır keman çalıyorsun?
How long have you been playing the fiddle?
Konuğumuz biraz keman dinlemeyi arzu ediyor.
Our guest has expressed a desire to hear some music on the violin.
Keman çalışması yaptığım yerde.
Where I was practicing my violin.
Results: 1689, Time: 0.031

Top dictionary queries

Turkish - English