Examples of using Kitli in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Annem bir odaya kitli ve sen herkese ateş püskürüyorsun, kim yanlış yolda görünüyor?
Sosyal medyasını kontrol etmek… kitli ekranından telefonuna göz atmak… bunları yapmaya son verme zamanıydı, çünkü biz gerçektik.- Evet.
Ve hatta davetsiz bir misafir pencereden girse dahi, misafir odasının kapısını kitli bulacaktı.
Omuzlar kitli çene gergin,
Kitli değiller, aldığın için kimse soruşturmuyor
Kapılar kitli ve sürgülüydü, pencerelerde parmaklık vardı,
evler kitli ve boş, dükkanlar kapalıydı.
Kitlenmiş durumdayım, Walter.
Beyler, hazırlandık, kitlendik ve şova hazırız!
Mobyyi evinde banyoya kitlenmiş ve ağlarken bulmuş.
Rayanne ile birlikte odasına kitlendi? Neden sordun?
Kitlendik. Starlinge bağlanın.
Hedefe kitlendi.- Jake. Jake, seni 0… ç.
Hedefe kitlendik.- Anlaşıldı.
Hedefe kitlendi. Jake, seni 0… ç…- Jake.
Hedefe kitlendi.- Jake.
Hedefe kitlendi. Jake, seni 0… ç…- Jake.
Hedefe kitlendi.- Jake. Jake, seni 0… ç.
Hedefe kitlendi.- Jake.
Hedefe kitlendi.- Jake. Jake, seni 0… ç.
