Examples of using Konta in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Konta söylemedim. Acil olduğunu ve onu görmeniz gerektiğini söyledi.
Konta teslim edeceğimiz adam,… bir suikastçının sahip olabileceği tüm eğitime ve yeteneğe sahip olacak.
Son ana kadar Mehganın onunla beraber gideceğimi düşünmesine izin verdim. Konta para için yalvardım.
Şahsen en sevdiğim zehirli bir yılanı süpürgeye çevirerek Konta saldırmasını emretmek oldu. Günümüzün Firavunu ve Musası gibi.
Son ana kadar Mehganın onunla beraber gideceğimi düşünmesine izin verdim. Konta para için yalvardım.
Şahsen en sevdiğim… zehirli bir yılanı süpürgeye çevirerek Konta saldırmasını emretmek oldu.
Şahsen en sevdiğim… zehirli bir yılanı süpürgeye çevirerek Konta saldırmasını emretmek oldu.
Şahsen en sevdiğim… zehirli bir yılanı süpürgeye çevirerek Konta saldırmasını emretmek oldu.
Konta yıllar önce Pamuk
Gördüğünüz gibi, Albertin doğum günü şerefine kadeh kaldırma onurunu… bana vermesi için konta rica etme cesaretini gösterdim.
Konta vereceğimiz adam, bir suikastçının sahip olabileceği tüm yetenek ve eğitime sahip olmalı.
sevgili kuzenim, Tanrı Konta merhamet etsin. Ve asil ruhunun bu dünyadan huzur içinde ayrılmasını sağlasın.
Bundan başka Figaro zaten Basılio vasıtası ile Konta bir mektup gönderip ona Kontesin kendi başına o gece bir randevuya gideceğini bildirmiştir.
Kontes Susannaya Konta verilmek uzere bir pusula yazdırtır ve buna göre Susannayla o akşam'' çamlar altında'' buluşma imkânı olduğu açıklanır.
Konta katılmaya gidiyorum.
Konta ne söyleyeyim?
Konta bana anlattıklarını anlat.
Konta ne söyleyeyim?
Aslında ben konta aidim.