Examples of using Koparan in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Toplayan ya da koparan. Emin değilim.
Ayağını koparan Moby Dick değil miydi?
O tavukların başını ısırıp koparan cinsten biri.
Sonra da okulda fırtınalar koparan ailesine göstermiş bunları.
Dün çok yaygara koparan mesaj geçiyor.
Kesinlikle. Dün çok yaygara koparan mesaj geçiyor.
Konuşmak yerine dilini ısırıp koparan bir yabani görmüştüm.
Konuşmamak için kendi dilini ısırıp koparan bir yabanıl bilirim.
Geçen seferki imgelemi; cinsiyet değiştiren, iç organları koparan bir iblisti.
Benden bu kadarını koparan başkası yok.
Sineklerin kanatlarını koparan bir çocuk gibisin.
Üçü de Archie Bloomu bu hayattan koparan ateşi yaktıkları için eşit derecede suçlular.
Bana işte onu buralardan koparan Kaliforniyalı kadın… gözüyle bakacağınızdan korkmuştum.
Charlienin ailesi bu canavarı aradı cocuklarını ondan koparan 8 yıl önce bugün hayatlarını mahveden.
Sevdiklerimizi bizden koparan kader midir… alınyazısı mıdır, yoksa sadece tesadüf mü?
Onu sadece kafasıyla bir bilgisayar oyunu gibi oynamak için evinden ve ailesinden koparan sensin be.
Evet, kurbanın kulağını neredeyse koparan atış bulduğunuz tüfeğe uygun bir silahla yapılmış ama ölümcül vuruş 22 kalibreden gelmiş.
Rahimden çıkarken babasının başını ısırıp koparan tek su kuşunun Kanada ördeği olduğunu biliyor muydun?
Aynı yıl Ankara yakınlarındaki Koparan Köyü İlkokuluna'' Başöğretmen'' olarak atandı.
Rahimden çıkarken babasının başını ısırıp koparan tek… su kuşunun Kanada ördeği olduğunu biliyor muydun?
