Examples of using Kovdun in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
O yüzden beni kovdun.
Madem onu kovdun, ben de bırakıyorum.
Ve kovdun kapımdaki hayaletleri.
Beni kovdun, sonra geri mi alacaksın?
Ne diye kovdun lan adamı?
Ama sen onu kovdun. Çünkü ona asıldın ve seni geri çevirdi.
Beni evden sen kovdun.- Evi terk edince mi?
Beni evden sen kovdun.- Evi terk edince mi?
Müşterilerimi kovdun… Evimi aşağıladın… Bunu keser misin artık?
Şimdi de onu mu kovdun?- Eski hizmetçimiz!
Onu sen kovdun. Yanlış bir şey mi var?
Onu kovdun, değil mi?
Neden bana danışmadan Pendletonı kovdun?
Bir milyon dolarlık bedava reklam ve sen onu kovdun. Utanmalısın.
Ve sen onu kovdun.
Neden zenci bir adamı kovdun?
Ama sen beni kovdun, yani.
Neden bana haber vermeden Maliye Bakanını kovdun?
Henüz 3 seans yaptık ve sen beni 7 kez kovdun.
Peki yaşlı Petei neden kovdun?