Examples of using Kucak in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ben benimsemiş olmak istiyorsanız Ve ardından şeyler bana kucak verir.
Başka kim var Bay Kucak? Sana bunu başka kim yapar?
Kucak dolusu sevgiler ve öpücükler gönderiyorum, babacığım.
Kucak ver bana, dostum.
Ama dostlara kucak açarız.
İşte bu yüzden değişime kucak açabiliriz.
Uh-oh, kucak zamanı.
Biz birbirimize yeteriz Bay Kucak.
Kucak satarız.
Hey. Yaşlı adama kucak vermeye ne dersin?
Dünya her zaman kucak açacak âşıklara.
İşte bu yüzden değişime kucak açabiliriz.
Yürüyün! Bom Bom ve Kucak, bitirin!
Kucak ve öpücükler- Hayır!
Küçüklere benden öpücük ve babaya kucak.
Dünya her zaman kucak açacak âşıklara.
Hoş karşılanacaksınız. Kuşaklılar hepinize kucak açacak.
Köylüleri uyarın, kucak canavarı geliyor.
Hayır. Kucak ve öpücükler!
Galiba birisine çay ve kucak lazım.