KUCAK in English translation

lap
kucak
tur
dizine
fino
hug
sarıl
bir sarılma
kucaklaşması
kucaklaması
sarılın
sarıl bakalım
sarılmak mı
sarılış
welcome
hoş geldiniz
hoşgeldiniz
karşılama
rica ederim
cuddle
sarılmak
kucaklaşma
sarılmak misin
kucaklamak
birbirimize sarılarak yatmalıyız
embrace
kucak
kabul
kucaklamak
benimse
kabullen
bağrına
arms
kol
silah
kolla
silahlandırın
kollu
hugs
sarıl
bir sarılma
kucaklaşması
kucaklaması
sarılın
sarıl bakalım
sarılmak mı
sarılış
cuddles
sarılmak
kucaklaşma
sarılmak misin
kucaklamak
birbirimize sarılarak yatmalıyız

Examples of using Kucak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Ben benimsemiş olmak istiyorsanız Ve ardından şeyler bana kucak verir.
And when I want a cuddle a bag gives me a cuddle.
Başka kim var Bay Kucak? Sana bunu başka kim yapar?
Who else is there, Mr Cuddles?
Kucak dolusu sevgiler ve öpücükler gönderiyorum, babacığım.
Lots of hugs and kisses, Daddy.
Kucak ver bana, dostum.
Give me a hug, man.
Ama dostlara kucak açarız.
But we would welcome friends.
İşte bu yüzden değişime kucak açabiliriz.
That we can embrace the change. And it is because of that.
Uh-oh, kucak zamanı.
Cuddle time! Uh-oh.
Biz birbirimize yeteriz Bay Kucak.
All we need is each other, Mr Cuddles.
Kucak satarız.
We sell hugs.
Hey. Yaşlı adama kucak vermeye ne dersin?
Hey, how about a hug for the old man?
Dünya her zaman kucak açacak âşıklara.
Will always welcome lovers♪.
İşte bu yüzden değişime kucak açabiliriz.
That we can embrace the change. And it's because of that.
Yürüyün! Bom Bom ve Kucak, bitirin!
Go! Boom-Boom and Cuddle, finish it!
Kucak ve öpücükler- Hayır!
Hugs and kisses! No!
Küçüklere benden öpücük ve babaya kucak.
Give the little ones a kiss from me and a hug to Father.
Dünya her zaman kucak açacak âşıklara.
The world will always welcome lovers.
Hoş karşılanacaksınız. Kuşaklılar hepinize kucak açacak.
The Belters embrace all of you. You will be welcome.
Köylüleri uyarın, kucak canavarı geliyor.
So warn the villagers, here comes the cuddle monster.
Hayır. Kucak ve öpücükler!
Hugs and kisses! No!
Galiba birisine çay ve kucak lazım.
I think someone needs tea and a hug.
Results: 657, Time: 0.035

Top dictionary queries

Turkish - English