Examples of using Kustu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Burke güle tek bir bakış attı ve önündeki sıraya kustu.
Oh, zavallı Greg. Bir bebek üzerine kustu.
Kafama valiz düştü ve bir çocuk çantama kustu.
İşedi, gözlerine baktı ve sonra kustu.
Lord Flyte kafasını pencereden içeri soktu ve kustu.
Dün bütün akşam yatağında kustu.
Evet, sanki ağaç ağzıma kustu.
Dizlerinin üstüne düştü, kustu ve bayıldı.
Öyle dedim. Allison kustu.
Dün bir müşteriyle birlikteyken adamın üzerine kustu.
Hayır kustu.- Araba mı?
Eşin çok mu kustu?
Pedro adamın kafasına kustu.
Körkütük sarhoştu. Her yere kustu, asansöre, taksiye.
Tembel teneke az önce mutfağa kustu.
Annie Alicein heryerine kustu!
Abbie Chevalier fotoğraf çizgisine kustu bile.
Derken, uçak havalanır havalanmaz Taylor üstüme kustu.
Amma kustu. Bir, iki.
Hayır kustu.