Examples of using Kustum in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Buraya inmeden önce diğer boyutta kustum galiba. Hayır!
Sonra da kustum.
Buraya inmeden önce diğer boyutta kustum galiba. Hayır!
İIk milden sonra kustum ve bayıIdım.
İkisi de gülmeye başladı ve her şeyi unuttuk gitti. Müptezel boğazıma geçirince… kustum.
İIk milden sonra kustum ve bayıIdım.
Buraya ilk geldiğimde, sizleri ilk gördüğümde, kustum.
Domuz gibi kustum.
İlk defa tütün çiğnediğim zamanlar, biraz kustum.
Hay sıçayım. Temiz bulaşıkların tarafına kustum.
Sadece bir kere kustum, ikinci olmaz. Kahretsin.
Benim hem midem bulandı hem de kustum.
Olmaz, oraya kustum.
İçine işedim de, kustum da, attırdım da.
Ben kustum, Bob ağladı.
Öfkemi kustum, ve onu sarhoş halde sızmışken buldum.
Masadakileri bitirmiştim… kustum, bir çocuk gibi ağladım.
Ben geri döndüm kustum ve kendime geldim!
O kadar kustum ki inene kadar beni tuvalete kilitlediler.
Mike beni aradığında kustum.- Evet.