LAMBA in English translation

lamp
lambayı
lamba
ışığı
kandili
abajur
çerağ
lambalar
light
ışık
hafif
açık
nur
ateşin
çakmak
bir ışık
aydınlık
ışıkla
yak
lamba
lambayı
lantern
fener
lamba
lambayı
bulb
ampul
lambayı
soğanı
ampül
lamba
bir ampül
lamps
lambayı
lamba
ışığı
kandili
abajur
çerağ
lambalar
lights
ışık
hafif
açık
nur
ateşin
çakmak
bir ışık
aydınlık
ışıkla
yak

Examples of using Lamba in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kim lamba kullanıyor şimdi göreceğiz!
We will see who uses a bulb now!
Uzak dur! Lamba senin değil!
Lantern not yours. Away!
Birkaç lamba daha getirdim.
Got more lights.
Geliştirme… 2 lamba, 2 sandalye… beyaz çöp kutuları… Bilgisayar yok.
White trash cans… No computer. 2 lamps, 2 chairs.
Bayan Lamba olduğuna dair bir kanıt yok.
There is no proof it was Ms. Lamba.
Küçük bir pille bir labonu lamba yapabilirsin.
You can light the biggest kind of a room with a double A battery.
Wattlık A19 lamba.
A 40-watt A19 incandescent bulb.
Lamba söndürme zamanı.
Lights out.
Fırın ve lamba gibi ev eşyaları, sahiplerini Nazilere ihbar ediyor.
Household items like ovens and lamps betrayed their owners to the Nazis.
Yine yalan. Lamba, Thakurun odasında değildi.
The lantern was not in the Thakur's room. Another lie.
Bu da en yakın arkadaşım Chandra Lamba.
And this is my best friend, Chandra Lamba.
Blanchardlar taşındığından beri, o tek lamba gece boyu hep yanıyor.
Ever since the Blanchards moved in, that one light always burns all night.
Biraz da lamba al.
Get some lights too.
Güvenlik, ben Paramjeet Singh Lamba Hint büyükelçisi.
Security, this is Paramjeet Singh Lamba… Indian ambassador.
Gökyüzüne iple asılmıştı. Yıldızlar, lamba gibi.
The stars, like lamps, hung from the sky on ropes.
Paine, sihirli lamba gösterisi!
Paine, magic lantern show!
Ve bunun içinde altın kaleyi görebilirsin.- Lamba.
Light. And in this, you can see the golden fort.
Bay Lamba.
Mr. Lamba.
Diğer dolapların içinde hiç lamba yok.
There's no lights in other cupboards.
Ve bunun içinde altın kaleyi görebilirsin.- Lamba.
And in this, you can see the golden fort. Light.
Results: 1184, Time: 0.0319

Top dictionary queries

Turkish - English