Examples of using Lanete in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Peki ya şu yemine, lanete ve büzülme olayına ne oldu?
Burada da lanete uğradılar, kıyamet gününde de.
Hayranlarının lanete yordukları saplantısal değer.
Yani şimdi lanete inanıyor musun?
Yani şimdi lanete inanıyor musun?
O lanete uğradı değil mi?
Lanete de, bana da inanmıyorsun.
Lanete inanmıyor olabilirsin ama ben sana inanıyorum.
Lanete inanır mısın?
Lanete inanıyor musunuz?
Şu aptal lanete endişelenmekle bu kadar zaman harcamayıp.
Bu lanete ne diyorsun sen ha?
İşin ucu daima lanete çıkıyor Wav, daima.
İşin ucu daima lanete çıkıyor Wav, daima.
Libyadaki bir çiçeğin, lanete karşı panzehir olabileceğini söyledi.
Lanete inanıyor musun?
Bu lanete ahmakça veya cesurca göğüs gerenler bir daha asla görülmedi.
Lanete hafıza kaybını eklemek için karanlık büyü kullanarak.
Onlar burada da, kıyamet gününde de lanete uğratıldılar.
Söyledikleri söz sebebiyle onların elleri bağlansın ve lanete uğrasınlar!