Examples of using Listedeki in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Benim takımım listedeki diğerlerini alsın.
Listedeki herkesi uyardım ama.
Listedeki isimlere bakıyordum da pek fazla ırk çeşitlilği göremedim.
Listedeki Kitty Collins ve Swede Andersonla ilgili bir şeyler mırıldandın.
Bu listedeki insanlar Nelson Maddoxın galerisinde resim aldığı iddia edilenler.
Listedeki adamlar, kışlalarınız
Benden listedeki herkesi öldürmemi mi istiyorsunuz?
Listedeki herkes orada mı?
Listedeki isimleri almamıza bile izin vermemiş.
O listedeki isimler bu çocuğun canından daha değerli.
Garcia, listedeki maddelerin şarbonu silahlaştırmakta kullanılan maddelere benzediğini söyledi.
Yok hayır, o Listedeki şu kız, Papi.
Mesele Moll bu listedeki tek kişi değil.
Listedeki her şeyi bana getir, bu hafta.
Boise polisi listedeki herkese koruma önerdi.
Maalesef listedeki hiçbir iletişim bilgisi yok.
Listedeki başka bir isim.
Listedeki diğer isimlere odaklanın.
Bahse varım listedeki objelerden senden daha çok kapabilirim.
Sence listedeki herkes orada mıydı?