MADDESI in English translation

article
makale
haber
madde
yazı
yazıyı
maddesi
clause
maddesi
madde
şartı
cümlesi
hükmü
anlaşması mi
var
sözleşmesi
material
materyal
malzeme
kumaş
maddi
maddeyi
madde
substance
öz
mal
madde
maddeyi
matter
fark
var
mühim
önemli
madde
meselesi
konuyu
sorun
maddenin
olursa olsun
item
parça
eşya
öge
bir şey
öğe
mal
madde
ürünü
maddeyi
konumuz
stuff
şey
malzeme
mal
eşya
falan
var
meselesi
madde
ingredient
malzeme
içerik
bileşeni
madde
bir bileşen
maddesi
materials
materyal
malzeme
kumaş
maddi
maddeyi
madde
articles
makale
haber
madde
yazı
yazıyı
maddesi
clauses
maddesi
madde
şartı
cümlesi
hükmü
anlaşması mi
var
sözleşmesi

Examples of using Maddesi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Aman tanrım, bu benim gerçek listemin maddesi.
Oh, my God. That's my real list item.
Hayatımın kalanında asla D maddesi kullanmayacağım.
I will never take Substance D again for the rest of my life.
Dünyanın en güçlü büyülü maddesi.
The most potent magical ingredient in the world.
Ne maddesi? Nükleer madde.
Nuclear rods. What materials?
Ayna maddesi ve ayna asteroitleri.
Mirror matter and mirror asteroids.
Tamamen doğal bir çamaşır yıkama maddesi.
It's all natural laundry stuff.
Ben istedim. Gündemin tek maddesi var.
There is just one item on the agenda.
Ne gizli maddesi?
What secret ingredient?
Bay Arctor, D Maddesi bağımlısı.
Mr. Arctor is an addict. He is addicted to Substance D.
Yine de, üyelik sözleşmesinde bir de ahlak maddesi var.
All the same, your membership contract has a morals clause.
Aldatma maddesi var. Çünkü evlilik sözleşmelerinizde.
Because you guys had infidelity clauses in your prenups.
İnsanın maddesi kâinattan haber verir.
The matter of man informs us from the universe.
Sayfa 16,'' K'' bölümü 14. paragraf,'' E'' maddesi.
Page 16, section"K," paragraph 14, item"E.
Bay Arctor, D Maddesi bağımlısı.
He is addicted to Substance D. Mr. Arctor is an addict.
Doğrudan söyle. Ne maddesi?
What materials?-Talk straight?
Aynı yıldız maddesi.
The same star stuff.
Wellingtonların anlaşmasında Billin çiğnediği bir sadakatsizlik maddesi varmış.
The Wellingtons' prenup has an infidelity clause, which Bill violated.
Anti-Füzyon maddesi etkilerini boşaltmak için, bir Einstein-Rosen Köprüsü yapmamız gerekiyor.
We would need to create an Einstein-Rosen bridge To drain off the infecting Anti-Fusion matter.
Bir ceza maddesi ekliyorum.
I'm adding penalty clauses.
Kod! Ama iki… ama ikinci şifreleme maddesi ne?
The code! But what… what's the second encryption item?
Results: 294, Time: 0.0349

Top dictionary queries

Turkish - English