Examples of using Makbuz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Polis kayıtları için makbuz şart.
Üç şilinlik hesap için makbuz yazıyordu.
Makbuz, posta kutusu anahtarı ve ismim sende.
Makbuz almak için yukarı çıkın.
Mak-- Makbuz o ceketteydi.
Makbuz benzeri saçma sapan şeyleri.
Görüyorsunuz, makbuz gişe duruyor.
Pencer 2de Makbuz imzalanir ve 2 saatin icinde elektrik geri gelir.
Makbuz, Davis!
Makbuz yazmalıyım!- Buna gerek yok.
Makbuz eline geçince, gidip paketi al.
Nasıl kaçabilirim? Makbuz sende, anahtar sende… adım da var?
Makbuz vereceğiz.
Makbuz olmadan bizim bir şey yapamayacağımızı sanıyor.
Donu gösteren makbuz, teslimatı o gece yaptı.
Baksana, şirketin makbuz istemez mi?
Adresi makbuz üzerinde.
Selam! Şu makbuz olayını açıklamak istemiştim!
Selam! Şu makbuz olayını açıklamak istemiştim.
O günkü yemek için makbuz elimde ve kayıt da hazır.