MAKYAJ in English translation

makeup
makyaj
makyajla
makyöz
make-up
makyaj
barışma
makyajla
makyöz
makeover
makyaj
baştan yaratma
yenilenmeye
değişime
yenilemesi
vanity
kibir
gösteriş
makyaj
gururunu
boş
abes
cosmetics
kozmetik
estetik
yüzeysel
toiletry
tuvalet
makyaj
make up
makyaj
barışma
makyajla
makyöz
makeovers
makyaj
baştan yaratma
yenilenmeye
değişime
yenilemesi

Examples of using Makyaj in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kamyonetin ise onun makyaj kutusu olmuş.
And now your truck is her cosmetics case.
Makyaj değil bu usta.
This ain't make up.
Makyaj partisi.- Güzel.
A beauty makeover party.
Sen ve ben, saat 6da makyaj var.
You and me, makeovers at 6:00.
Konu saç ve makyaj olunca, annen her zaman ciddidir bilirsin.
When it comes to hair and make up, mummy always is.
Makyaj lazım.
We need a makeover.
Benim küçük makyaj kapağım işe yaradı.
My little vanity hatch did though.
Alışveriş, makyaj.
shopping, makeovers.
Makyaj hazır.
Make up, ready.
Makyaj partisi.- Güzel.
Nice.- A beauty makeover party.
Makyaj aynası.
Vanity mirror.
Bundan sonra, makyaj yapacağız.
After this, we will do makeovers.
Fırça, makyaj çantası not defteri, kalem.
Brush, make up kit. Notepad, pen.
Gypsyye makyaj yapsam olur mu diye düşünüyordum.
I was just wondering if Gypsy wants a makeover.
Alex, benim makyaj unutma.
Alex, forget my vanity.
Makyaj/ set tasarımcısı.
Make Up/ Set Designer Props.
Sana makyaj yapabilirim.
I could give you a makeover.
çocukluk ve gençliğin için makyaj dır.
youth are vanity.
Onların dünyası telefon, makyaj, mutfak, babam.
Their world is phone, make up, kitchen, father.
Her programda makyaj bölümü var, değil mi?
Every show has a makeover segment on it now, right?
Results: 2170, Time: 0.0377

Top dictionary queries

Turkish - English