Examples of using Malzeme in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ne malzeme masası?
O evde üç bomba yapacak kadar malzeme vardı Dawn.
Bunda ekstra malzeme var patron. Hadi!
Malzeme almamız gerekti.
İstihbarat ve malzeme azlığından endişe ediyordum.
Almak için malzeme lazım.
Vay canına! Krustynin malzeme odası.
Başka ne malzeme var?
Gönüllüleri al şuradaki malzeme dükkanına git.
Bir poker oyununda onun malzeme ustasından kazandım.
O soloyu çalmak için kullandığım 150 parçalık malzeme.
Sos yok, malzeme yok.
Ödünç malzeme, ödünç pelerin. Özür dilerim.
Uçuş için biraz malzeme hazırladım.
Hadi! Bunda ekstra malzeme var patron!
Prego. Ah, ama geçen ay Stacy onu malzeme dükkanında görmüş.
Malzeme masasını izle deseydin, malzeme masasını izlerdim.
Ama bana yiyecek ve malzeme vereceksin ki başka şeylerle takas edebileyim.
Şey, senin şu sevdiğin malzeme dükkanından ne haber?
Orada ekstra malzeme var.