Examples of using Mantar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Boy George mantar mı kapmış? Şaka yapıyorsun!
Mantar sporu, zehirli bitki artıkları… yangın bölgesinden kalma bir şey.
Desenlere bakıyordum. Bilirsiniz, mantar akustik için iyidir.
Ormana mantar toplamaya gitmiş olabilir mi?
Altmışlılarda herkesin mantar yediğini sanırdım.
Kardeşliğin görünen yüzü mantar toplayıp kilise için onları satmak.
Şişe farklı, mantar aynı. Kuşkuluyum.
Biraz mantar sosu da ister misin? Teşekkürler!
Kimde mantar enfeksiyonu varmış? Hadi!
Desenlere bakıyordum. Bilirsiniz, mantar akustik için iyidir.
Jean-Marc ve Suzanne yarın mantar toplamaya gitmek istiyorlar.
Ona mantar verdik.- Kapa çeneni.
Evet, mantar yok diyorum.
Mantar salatan çok güzel olmuş.
Biraz utanç verici çünkü mantar enfeksiyonu ilacı reklamıydı.
Aslında donması lazımdı ama bahriyeliler mantar gibi batmadan yüzerler.
Çalışabileceğimiz materyallere bakarken, mantar çok hoşumuza gitti.
Öğleden sonra bizimle mantar toplamaya gelsene?
Ona mantar verdik.- Kapa çeneni.
Mantar, safran, havyar. Ve şampanya.