Examples of using Memur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Sarasotadaki bir gazetede memur olarak işe başladım.
Ölmüş. Yeterince sert oldu mu, Memur Sürtük?
Ne yapacaksın Memur Bey?
Son 10 günde 2 memur ayrılmış… birisi hastalıktan gitmiş.
Memur Chapman 80 lerinde, değil mi?
Memur işleri yeterince zor.
Portekizdeki birkaç memur. Tecavüze uğradım.
Yılında, Antwerpdeki genç bir sevkiyatçı memur garip bir şey fark etti.
Örgüt Zagrebi memur maaşlarını ve aldıkları nispeten cömert ikramiyeleri kısmaya çağırdı.
Buradayız memur bey.
Birkaç memur geliyor, niyetleri pek iyi değil gibi.
Önce memur Stewarta bir ulaşayım da nerede olduğunu öğrenelim.
Portekizdeki birkaç memur. Tecavüze uğradım.
O memur ona çok sert davranıyor gibiydi.
Yarı zamanlı. Memur Brooksla tanışın.
Birçok memur ölü ya da tutsak tutulmaktadır.
Olayla ilgili sorumlu memur bana ne dedi biliyor musun?
Memur Larkinin demek istediği, ya kabul edersiniz ya
Birkaç öfkeli memur emeklilik hakkını kaybedecek, şüphesiz.