Examples of using Menfur in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Avrupada, hayvansı katillerin, uzun ve menfur bir tarihi var.
Bu menfur saldırıyla bir bilgimiz olmadığı güvencesini zaten vermiştik.
Bu menfur cadı zümresini ve Salemdan hükmeden Şeytanlarını ifşa etmek istiyorum.
Sağ eliyle bu menfur iblisin cezasını verecektir.
Ama bu menfur oyun sahiden de lanetli.
Üstüme sinmiş olan menfur kokuyu… Cadının kokusunu.
Menfur bir alışkanlık, farkındayım ama… evet.
Menfur bir alışkanlık,
Menfur bir alışkanlık,
Menfur bir alışkanlık,
Ve sen Henry… Menfur şeytanın teki. Gerçek sen.
Ve sen Henry… Menfur şeytanın teki. Gerçek sen.
Ama bu İslami örgütler menfur ve düşmanca açıklamalar yaptılar. Harekete geçmeliyiz.
İşte şeytan, menfur bir Prusyalı.
Bir zamanlar adil olan bahçe, soğuk ve menfur oldu.
Ona öyle diyorlar. Menfur Jack.
Cadının kokusunu… Üstüme sinmiş olan menfur kokuyu.
Onu takip edip menfur planlarını tahmin edeceğiz ki küplere binmesin.
Bu menfur lekeye, bu utanca, bu suçluluğa… dair bir kanıt var mı?
Bu yüzden… şimdilik, kendini bulaştırmayı çok sevdiğin… tüm bu menfur ahlaksızlık ve yozlaşmaya biraz ara vermek zorundasın.
