MERAK in English translation

curious
merak
tuhaf
ilginç
garip
meraklandım
wonder
acaba
merak ediyorum
harika
mucize
şaşırtıcı
şaşmamalı
worry
endişelenmek
endişe
merak
dert
tedirgin
merak etme
just
sadece
az önce
yalnızca
yeni
tıpkı
yeter
tam
hemen
biraz
daha yeni
interest
faiz
ilgi
ilginç
ilgili
çıkarına
ilgilendiren
yararına
bir ilgi
wondering
acaba
merak ediyorum
harika
mucize
şaşırtıcı
şaşmamalı
worried
endişelenmek
endişe
merak
dert
tedirgin
merak etme
interested
faiz
ilgi
ilginç
ilgili
çıkarına
ilgilendiren
yararına
bir ilgi
wondered
acaba
merak ediyorum
harika
mucize
şaşırtıcı
şaşmamalı
wonders
acaba
merak ediyorum
harika
mucize
şaşırtıcı
şaşmamalı

Examples of using Merak in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Baban merak edecek.
Your father will worry.
Tamamen bilimsel merak.
Sheer scientific interest.
Bu arada nedenini merak eden olabilir.
One wonders why, by the way.
Merak ediyorsun. Gördün mü?
See? You are interested.
Bu merak, lanet olası insanın doğası.
It's just goddamn human nature.
Büyükannem sanki camdan yapılmışım gibi, herkes merak ediyor.
It's my grandmother. Everyone's worried, like I'm made of glass.
Merak etmeyin. Size kızgın değilim, artık değilim.
I'm not angry with you, not anymore. You don't have to worry.
Hayır, niye Beni merak ettin?
No. Why the interest in Ben?
Evet. Bakın onlar için neler yapıldığını merak ediyor.
And look what wonders it's done for them. Yeah.
Hepimiz merak ediyoruz.
We're all interested.
Bir nedeni yok, merak ettim.- Neden olmayayım?
No reason, just checking.- Why wouldn't I be?
Aceleci olmak istemem ama merak ediyorum işte.
I'm not in a hurry but I'm just worried.
Lütfen anne, merak etmene gerek yok.
You don't have to worry. Please, Mother.
Neden bu merak?
Why all this interest?
Kocam artık onunla neden ilgilenmediğimi merak ediyor.
And my husband wonders why I'm not interested in him anymore.
Krystal, merak ettim de.
I'm just checking. Oh, Krystal.
Peki nelere merak duyarsın?- Hayır?
No. So what you into… Interested in?
Evet. Agatha seni merak ediyor.
Yeah. Agatha's worried about you.
Bana nişanlını merak ettiğini söyledi.
She tells me of your beloved Jonathan Harker… and your worry for him.
Bütün yabancılar Ninjaları merak eder.
All foreigners have an interest in ninjas.
Results: 3486, Time: 0.04

Top dictionary queries

Turkish - English