MESALA in English translation

messala
mesala
messala ile
for example
örneğin
örnek olarak
örnegin
misal
meselâ
sözgelimi
for instance
örneğin
örnek olarak
sözgelimi
meselâ
misal
örnegin
say
söylemek
demek
söyler
deyin
dersem
mesela

Examples of using Mesala in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kim mesala? Kimseyi içeriye koymayız?
We won't let anyone in.- Like who?
Yarın olabilir mesala, uyanıp, yataktan kalkıp, öylece.
So like tomorrow, you think you could wake up, roll out of bed.
Kim mesala? Kimseyi içeriye koymayız.
Like who? We won't let anyone in.
Birilerine, mesala bir komşuya ihtiyacın.
Somebody, kind of like… a neighbour.
Neden sormuyorsun, ne bileyim, mesala herkese?
Why don't you ask… I don't know… literally anyone?
Gerçi çok sayıda sorum var, mesala balinanın karnındaki Jonah.
I do have a lot of questions, though, like Jonah inside the belly of a whale.
Son kız arkadaşın mesala.
Your last girlfriend did.
Stephen Baldwin mesala.
Like Stephen Baldwin.
Son kız arkadaşın mesala. Oldukça.
Pretty much. Hey, your last girlfriend did.
başka bir yıl mesala?
like another year left on your thing? H-Hello.
Kimseyi içeriye koymayız.- Kim mesala?
Like who? We won't let anyone in?
Kimseyi içeriye koymayız.- Kim mesala?
We won't let anyone in.- Like who?
Mesala, 1975te, İsaril ABD uçakları ve desteğiyle İsraili pilotları
For example, in 1975, Israel, meaning Israeli pilots with US planes
Mesala; ben'' Nasılsın?'' dersem siz,'' İyi, ya sen?'' diyeceksiniz?
For instance, if I say,'How are you?', they would say,'Fine, and you?
PCI-X, PCI‘ ın geçirdiği hata toleransını yoluna koyar, mesala, hatalı kartlar yeniden başlatılabilir
PCI-X also improves the fault tolerance of PCI, allowing, for example, faulty cards to be reinitialized
Mesala; ben'' Nasılsın?'' dersem- Evet!- Evet!
Yes!- Yes! For instance, if I say,'How are you?
Eğer sadece iki vektörünüz varsa, mesala a1, a2,
If you just have two vectors, say a1, a2,
Mesala bazen araba kazası yapabilirsin
Like, sometimes, you can get in a car wreck,
Yarın olabilir mesala, uyanıp, yataktan kalkıp,
So like tomorrow, you think you could wake up,
Mesala,… ikinizin yeraldığı bir görüntü kaydı falan yok mu?
Is there… is there, like, video footage of the two of you together?
Results: 55, Time: 0.0302

Top dictionary queries

Turkish - English