Examples of using Mesken in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Biz onların alması, büyüklük bakımından kara hayvanları karşılaştırmak derin mesken, biz onlar karşılaştırma aşağılık görünecektir bulurum.
Tahmin ettiğin gibi, arkadaşımın ölen babası tarafından mesken edilmiş durumda.
kendi seçimlerini yapabilmeleri için; karşılanabilir sağlık, mesken, enerji ve temiz su hizmetleri götüren kurumlara sermaye
Şu anda Van Der Woodsenların Yukarı Doğu Yakasındaki meskenlerinin dışında duruyoruz.
Bırak sesimi takip edeyim ve cariyenin meskenine gideyim.
Evet efendim. O kasvetli meskende.
ve cariyenin meskenine gideyim.
Örmüş tuğlaları neşe meskeni için.
Şu an Meskende işlerin karışmasına sebep olamayız.
Bölgedeki birçok meskenin tamamen yıkıldığı bildiriliyor.
Sarah bu meskende benim de eşit haklarım olduğnu söylüyor.
Meskene zorla girme?
Meskende bir kaos yaşanmış olmalı.
Beni Meskenden bekliyorlar.
Burada olduğunuzu Meskende bilen biri var mı?
Meskendeki kaynağım ifşa oldu.
Meskende Bilim ve Teknoloji Bölümünün başı Oleg Burovun peşinden gidiyorum.
Benim meskenim! Dağlardır dağlar. Dağlardır dağlar!
Tek bilen Meskendeki memurlardan biri.
Meskenin Bilim ve Teknoloji Bölümünün başı Oleg Burovun vatana ihanetini yakaladım.