THEIR ABODE in Turkish translation

[ðeər ə'bəʊd]
[ðeər ə'bəʊd]
onların yurtları
of that dorm
onların yeri
that place
spot's
that space
varacakları
their abode
will have
gehenna
their dwelling
these-their
onlara yurt
of that dorm

Examples of using Their abode in English and their translations into Turkish

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Their abode is the Fire, because of the(evil) they earned.
Kazandıkları şeyler yüzünden varış yerleri ateş olacakların ta kendileridir.
Their abode is Hell; and what an evil destination!
Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varış yeridir orası!
For these people, their abode shall be Hell and from there they shall find no way of escape.
Onların barınma yerleri cehennemdir, ondan kaçacak bir yer bulamayacaklardır.
Their abode is Hell,- an evil refuge indeed!
Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!
Their abode is Hell,- an evil refuge indeed!
Onların varacağı yer cehennemdir. O gidilecek yer ne de kötüdür!
Their abode is Hell,- an evil refuge indeed.
Onların varacakları yer cehennemdir ve orası ne kötü bir yerdir..
Their abode shall be Hell: an evil destination!
Onların varacakları yer cehennemdir. Ne kötü dönüş yeridir o!.
Their abode is Hell, an evil destination?
Yerleri cehennemdir. O ne kötü duraktır?
Their abode shall be the Fire, and worst indeed is that destination.
Onların varacağı yer ateştir; ne kötü bir varış noktasıdır.
Their abode shall be Hell: an evil destination!
Onların varacakları yer cehennemdir. O ne kötü bir varış yeridir!
Their abode will be the Garden.
Gidilecek yer cennet olacaktır.
Their abode will be fire, a terrible dwelling for the unjust.
Onların barınma yerleri ateştir. Zalimlerin konaklama yeri ne kötüdür.
As for those, their abode is the fire because of what they earned!
İşte kazandıkları işlerden ötürü onların varacakları yer, ateştir!
And their abode is Hell: a hapless destination!
Yerleri cehennemdir. O ne kötü duraktır!
Their abode is Hell, an evil destination?
Onların varacağı yer cehennemdir. Ne kötü varılacak yerdir o!.
Their abode is Hell.
Onların barınma yeri cehennemdir.
Their abode shall be the Fire, and worst indeed is that destination!
Onların varacağı yer ateştir. Ne kötü bir gidiş yeridir o!.
Their abode is Hell. What a miserable destination!
Onların varacakları yer cehennemdir, ne kötü dönüştür!
Their abode is the fire because of what they earned.
Kazandıkları şeyler yüzünden varış yerleri ateş olacakların ta kendileridir.
A brief enjoyment, then their abode is Hell.
Azıcık bir menfaattır o. Sonra onların varacakları yer cehennemdir.
Results: 116, Time: 0.0512

Word-for-word translation

Top dictionary queries

English - Turkish