KENDI in English translation

his
kendi
their
kendi
o
himself
kendini
myself
kendi
yourself
kendini

Examples of using Kendi in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Kendi ailesinin restoranını önermiş. -Anlaşma için -Ne?
Her family's restaurant for the deal.-She recommended-What?
Başkanlık kendi kendine bizi korumayacak, Bob. Efendim?
The presidency by itself won't protect us, Bob.- Sir?
Efendim? Başkanlık kendi kendine bizi korumayacak, Bob?
The presidency by itself won't protect us, Bob.- Sir?
Başkanlık kendi kendine bizi korumayacak, Bob. Efendim?
Won't protect us, Bob.- Sir?- The presidency by itself.
Yani kıymetli Scottın beni kendi yumruklarıyla yenmek zorunda. Yani?
Meaning your precious Scott must defeat me with his own fists. Meaning?
Kendi çocuklarım olacak ve anlayacağım. Bir gün.
I will have kids of my own, and I will understand. Someday.
Bir gün… Kendi çocuklarım olacak ve anlayacağım.
I will have kids of my own, and I will understand. Someday.
Bir gün… Kendi çocuklarım olacak ve anlayacağım.
Someday… I will have kids of my own, and I will understand.
Bazılarınız bilir, kendi alttürümden dokuz filmim var.
Some of you know I have had nine pictures under my subspecies.
Dünyayı kendi gözlerimle görebileceğim!
I will be able to see the world with my eyes!
Yalnızca kendi kalbiyle başka bir kaleye dokunabilen biri yapabilir.
Another heart with his own can do it. Only someone able to touch.
Yalnızca kendi kalbiyle başka bir kaleye dokunabilen biri yapabilir.
Only someone able to touch another heart with his own can do it.
Yalnızca kendi kalbiyle başka bir kaleye dokunabilen biri yapabilir.
Can do it. Only someone able to touch another heart with his own.
Onu kendi silahıyla vuracağım. Bastante, Paloma!
Bastante, Paloma! I'm gonna shoot him with his own gun!
Seninle karşılaşana kadar kendi yolumu bulduğumu düşünüyordum.
Until I met you. I thought I would found my way.
Bayan Tomaz bana kendi tabiriyle estetik ameliyat yaptı.
Ms. Tomaz gave me, in her words, a face-lift.
Kendi sorunlarım için çevremdekileri mi suçluyorum?
Do I blame everybody else for all of my problems?
Programı durdurursanız kendi halinize döneceksiniz.
If you pause the program, you will revert to yourself.
Mehgan kendi yeteneğini birdenbire keşfetti.
Mehgan discovered her talent quite suddenly.
Şimdi kendi ışığımı açacağım. Evet.
Yes. I'm going to turn my light on now.
Results: 104203, Time: 0.0216

Top dictionary queries

Turkish - English