Examples of using Miktar in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Açık. Miktar?- 7 milyon.
Şimdiye kadar baya bir miktar kazanmış olmalıydı.
Diğerinde ise miktar farklı.
Açık. Miktar?- 7 milyon?
Anlaşmayı güvenceye almak için Fordun size ödeyeceği miktar.
Diðerinde ise miktar farklý.
Mesele miktar.
Eser miktar.
Bu yıl bu miktar, 750.000 dolarmış.
O yüzden miktar yükseldi o zaman, o Mayı öldürdükten sonra onu öldüreceğim.
Biliyorsun, miktar arkada yazıyor.
Ama bu miktar mevcut değil.
Miktar kısıtlı.
Önemli olan miktar değil, kalitedir.
Her gün miktar, seni öldürdüğünün farkına bile varmıyorsun.
Talep edilen şeyler miktar ve kalite bakımından hazırda bulunmalı.
Talep edilen miktar azalır, bunun tersini de düşünebilirsiniz.
Miktar kavramı çok eski
Miktar burada.
Anahtar taştan gelen miktar için endişelenmeye bile değmez.