MILLET in English translation

people
kişi
millet
halk
insanlar
insanın
adamları
fellas
millet
beyler
çocuklar
arkadaşlar
dostlar
adamlar
baylar
nation
ülke
millet
ümmet
toplum
bir topluluk
ulusu
ulusun
halkı
kavmim
kavmi
guy
herif
çocuk
eleman
erkek
kişi
oğlan
adam
adamım
bir adamsın
guys
herif
çocuk
eleman
erkek
kişi
oğlan
adam
adamım
bir adamsın
folks
halk
insan
milleti
ailesi
ahalisi
kavmi
folklor
bir kavim
hey everyone
hey millet
hey herkes
peoples
kişi
millet
halk
insanlar
insanın
adamları
nations
ülke
millet
ümmet
toplum
bir topluluk
ulusu
ulusun
halkı
kavmim
kavmi
folk
halk
insan
milleti
ailesi
ahalisi
kavmi
folklor
bir kavim

Examples of using Millet in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Millet bunun için hep beni suçlasa
Folk always blamed me for it,
Millet, işareti bekleyin!
Peoples, hear the signall!
Açılın, millet. Açılın.
Open up, guy, open up.
Millet, bu Charlie.
Hey, everyone, this is Charlie.
Millet bunun için hep beni suçlasa da horlayan Angustı.
Folk always blamed me fer it, but.
Sonra görüşürüz millet!
See you later, peoples!
Böyle mi gerçekleştirilecek birçok millet sözünü?
Is it so… that the promise of many nations shall be fulfilled?
Millet, size doğru geliyorum.
Guy, I'm comin' to ya.
Millet, lütfen kendinizi kontrol edin.
Hey, everyone, please control yourselves.
Bizim millet olmaz demeyi çok sever.
Our folk love to say things won't work out.
Bu bir prova değil, millet.
This isn't a rehearsal, peoples.
Bu dönem boyunca Aydınlanmaya öncülük eden iki büyük millet vardı.
During this time, there were two great nations leading the Enlightenment.
Selam, millet.- Gidelim.
Hey, guy, let's go.
Millet, Max anne babasının yetiştirici olduklarını düşünüyor.
Max thinks his mom and dad are breeders. Hey, everyone.
Büyüyün millet, ama tamam.
We grown folk, but okay.
Tamam, millet.
Okay, peoples.
Japonya ve birçok millet tarafından kullanılmıştır.
Japanese and other nations' forces.
Millet uyumak istiyormuş.
Some guy needs to sleep.
Millet, Max anne babasının yetiştirici olduklarını düşünüyor.
Hey, everyone. Max thinks his mom and dad are breeders.
Mutlu noeller, millet.
Merry Christmas, peoples.
Results: 26048, Time: 0.0344

Top dictionary queries

Turkish - English