Examples of using Milletle in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Hayır. Milletle tanıştırmak için çiftliğe doğru getiriyor.
Milletle tanıştırmak için çiftliğe doğru getiriyor.- Hayır.
Milletle tanıştırmak için çiftliğin aşağısına gidiyor. Hayır.
Milletle tanıştırmak için çiftliğe doğru getiriyor.- Hayır.
Hayır. Milletle tanıştırmak için çiftliğin aşağısına gidiyor.
Hayır. Milletle tanıştırmak için çiftliğe doğru getiriyor.
Milletle tanıştırmak için çiftliğe doğru getiriyor.- Hayır.
Milletle tanıştırmak için çiftliğe doğru getiriyor.- Hayır.
Milletle tanışın.
Milletle kötü ilişkiler.
Lance, milletle tanış.
Havuz başında gezinip milletle sohbet ettik.
Henüz gitmeme izin vermiyorlar, eğer istersen gidip milletle buluşabilirsin.
Birazdan Dışişleri bakanı John Foster Dullesı Milletle yüzleşme programında ulus basınını temsil eden tecrübeli muhabirlerden gelen sorularla izleyeceksiniz.
Lâkin güçleri azalan… bu yeni milletle bölünmesini istedi… onun yerine dünyanın insanlığın liderleri… işbirliği yapmayı reddetti.
Akşamlar dışarı çıkmak, arkadaşlarla muhabbet etmek, milletle buluşmak ve… sinemaya gitmek içindir.
Lâkin güçleri azalan… bu yeni milletle bölünmesini istedi… onun yerine dünyanın insanlığın liderleri… işbirliği yapmayı reddetti.
Sana etrafı gezdirecek, milletle tanıştıracak özel yemek odasına götürecektim ama görünüşe göre acilde birinin kanaması var.
Tüm gün milletle takılıyorum Uyan,
Eski arkadaşlarımla konuşmaktan ya da milletle flört etmekten çok daha önemli işlerim var, sağ olasın.
