MISALI in English translation

example
örnek
örneğin
misal
ibret
mesela
and
ve
ayrıca
peki
edip
hem
sonra
ise
arasında
of similitudes
çeşitli misaller
misali
örneği
parable
durumu
örneği
benzetmeyi
misali
kıssasının
misali getirip anlattık
examples
örnek
örneğin
misal
ibret
mesela
sleep-away
yatılı
misali

Examples of using Misali in Turkish and their translations into English

{-}
  • Ecclesiastic category close
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Andolsun biz bu Kuranda insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde anlattık, ama insanlardan çoğu inkarda direttiler.
Indeed, We have set forth for mankind in this Koran every kind of parable, yet most people refuse all except disbelief.
Hakikaten biz bu Kuranda insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır.
And verily We have displayed for mankind in this Qur'an all manner of similitudes, but man is more than anything contentious.
Dolarlık bir odayı kamptaki çocuklar gibi ranza misali Gecesi 1?
That I'm gonna spend a thousand dollars a night to share bunk beds like kids at sleep-away camp?
Andolsun biz bu Kuranda insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde anlattık. Ama insan, tartışmaya her şeyden daha çok düşkündür.
We have explained in various ways in this Quran, for the benefit of mankind, all kinds of examples, but man is most contentious.
Dolarlık bir odayı kamptaki çocuklar gibi ranza misali Gecesi 1.
To share bunk beds like kids at sleep-away camp? that I'm gonna spend a thousand dollars a night.
Andolsun ki biz, öğüt alsınlar diye, bu Kuranda insanlara. her türlü misali verdik.
We have given examples of every kind for men in this Qur'an so that they may contemplate.
Hakikaten biz bu Kuranda insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür. Fakat tartışmaya en çok düşkün varlık insandır.
And assuredly We have variously propounded in this Qur'an for mankind every kind of similitude; and man is of all things the most disputing.
Biz bu Kuranda insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.
Indeed We have struck for the people in this Koran every manner of similitude; haply they will remember;
Ben bir döner kapı misali kodesin bir içinde bir dışındayken 23 yıl boyunca beni bekledi.
She waited for me for 23 years while I'm in and out of stir like it was a revolving door.
Hakikaten biz bu Kuranda insanlar için her türlü misali sayıp dökmüşüzdür.
And We have indeed illustrated all kinds of examples for mankind in this Qur'an;
Andolsun biz bu Kuranda insanlara her çeşit misali türlü biçimlerde anlattık, ama insanlardan çoğu inkarda direttiler.
And assuredly We have variously propounded for mankind in this Qur'an every kind of similitude, yet most men have refused everything except infidelity.
Yeteneği de yok, ama yaşlı bir eşek misali uzun süredir bu işte olduğu için, artık başka bir
She doesn't even have the talent, but, like an old donkey, she's been at it so long,
kızlar bir kelebek misali girdi çıktı.
girls came and went like moths, among the whisperings
Bir ormandaki mantarlar misali, Enver Hocanın koruganları ülkenin komünist geçmişini hatırlatırcasına hâlâ ayakta.
Like mushrooms in a forest, Enver Hoxha's bunkers still stand as a reminder of the country's communist past.
Biz bu Kuranda insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.
We have set forth to men all kinds of parables in this Quran so that they may take heed.
Biz bu Kuranda insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye, and olsun ki verdik.
We have indeed propounded for mankind all kinds of parables in this Qur'an that they may take heed.
Müttakilere vaad olunan cennetin misali şöyledir: Altından ırmaklar akar durur,
And such will be the Paradise promised to the God-fearing: rivers will flow beneath it,
Biz bu Kuranda insanlara her türlü misali, belki öğüt alırlar diye,
We have given all kinds of examples for the human being in this Quran
Bu yaptığı masraflar, okyanustaki damla misali… kazanacağının yanında bir hiç kalır.
Compared to the ocean of its payoff! Such an expense is but a drop of water.
Serseri kurşun misali nereye gideceğini bilmeyen bu adamla takıldık kaldık.
Where he wants to go like an aimless bullet. Shit… We got stuck with someone who has no idea.
Results: 160, Time: 0.0345

Top dictionary queries

Turkish - English