Examples of using Moloz in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Onlar moloz sizi buldum sevindim ım. Fin!
Bu moloz yığının patronu. Ve şimdi sen de patronsun.
Burası çöküp moloz yığınına dönüşmek üzere.
Weller, lütfen dikkatli ol moloz düşebilir.
Kasım sabahı yalnızca moloz yığını kalmıştı.
Bin ton moloz var.
Harçsız yapılan çift duvar arasındaki boşluk taş, moloz ve toprakla doldurulmuştur.
O kız orada oturuyor moloz yığını içinde.
O bodrumda gecenin yarısını moloz ayıklayarak geçirdik.
Aniden orada olmadıklarında nasıl bir anda yıkılıp moloz olduğumuzu.
Şu an sadece için için yanan moloz yığınları halindeler.
Bu da binlerce ton moloz demektir.
Kampın içerisinde muazzam miktarda moloz gördük.
Ölüler, zeminlerin altına veya terk edilmiş binaların moloz dolgularına gömülmüştür.
En sevdiği yaşam alanı kum, moloz veya deniz otu çayırlarıdır,
Moloz taşından yapılmış kubbe harçla sıvanmıştır
Yörüngede dönen moloz parçaları sürekli çarpıştılar ve birleştiler… ve sonunda bir çığ gibi büyüyerek Ayımızı oluşturdular.
Büyük patlama, şimdi moloz yağıyor… büyük bir patlama oldu… hepimizin duyduğu ve hissettiği büyük patlama.
Kayıp Hollandalıya giden ekspres yoldaydım nihayet. Doğruca oraya gidip… moloz gibi yığılmış altın parçalarını bulacaktım.
Biz yangın başladığı olduğu sonucuna. Bence şimdi yapmanız gereken bu moloz aracılığıyla kazmak olduğunu ve bulabilirsiniz görmek.