Examples of using Nakit in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Dinle, Charlie. Biraz nakit sıkıntım var. Belki sen.
Gün önce nakit harcamaya başladı.
Nakit bilet alımları ile kredi kartıyla olanları ayır.
Biraz nakit sıkıntım var.
Nakit kullanmayı seviyormuş galiba.
Nakit kontör kartları.
Bu odanın parası nakit olarak ödenmiş ve'' Val Kilmer'' adına kayıt yapılmış.
Açık arttırmada sadece nakit geçiyor, çok bilmiş.
Ama Londra burada nakit için tek kaynak.
Ben de ille nakit isteyeceksen o Visa yapıştırmasını çıkart dedim.
Nakit nerde, şişko şey?
Adam nakit züğürdü.
Nakit anlamda çek yazıyorum.
Nakit, yani altın ya da kağıt para gibi.
Cardillo Birliğinin yarışması, nakit ödülü ve bir dergide yaz staj fırsatı var.
Yani, nakit hakkında vurgulandı.
A, nakit elinde ve bu yedi müşteri arasıda böl.
Gerisi teslimatta nakit olarak. Kızınız yoksa para da yok.
Ukraynalılar nakit sıkıntısı çekiyor.
Bu nakit kısmı.