Examples of using Namlu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Namlu, parmaklarının tetiğe ulaşması için çok uzun.
Silah ateşlendiğinde namlu kadının vücuduna sertçe bastırılıyordu.
Namlu sızmış olabilir.
Namlu ucunda olmaktan nefret ediyorum.
Namlu kötü durumda.
Namlu çok kirlendi.
Namlu gövdesine gömülü. Güç kaynağı güvenlik halatıyla birlikte çalışır.
Namlu, ilk atışı yapmak için hazır.
Namlu çizgileri çok temizdi, çıplak gözle bile söyleyebilirdim.
Namlu patladı! Patladı.
Namlu uzunluğu kısaldığı zaman güç epey artar.
Patladı. Namlu patladı!
Namlu ve kabzadaki mavi madde ne?
Ve namlu, bir slayt var, gördün mü?
Namlu tıkalı.
Bu gece burada olmadığım için, namlu dışında tabancayı görmemiştim.
Bu boru yani namlu.
Aramızda 2 metre yok, namlu boğumlu değil.
Demir namlu.