Examples of using Namus in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Namus testiyle ilgili siteyi erkek arkadaşın yönetiyordu, değil mi?
Namus testini ayarlayabilecek kadar akıllı yalnızca bir kişi vardı.
Namus seslerinin kurucusu.
Namus adına işlenen cinayetlerin sizin için yeni bir şey olmaması gerek.
Namus göreceli bir kavram.
Namus cinayeti, belki.
Namus bir anlaşma değildir!
Namus, adalet duygularına sahipsin.
Namus ve şeref kavramının, bu toplumda ne kadar önemli bir kavram olduğunu biliyoruz.
Çünkü namus ve şeref bizim için tartışılmaz.
Sende namus ve şeref ne anlama geliyor?
Namus kanunları bir efsanedir.
Namus kanunları diye bir şey yoktur.
Ve ikincisi… Namus borcu, sana borçluyum.
Türkiyede namus cinayetleri ve aile içi şiddet sorunları sürüyor.
Türkiyede işlenen cinayetlerin yarısının namus cinayeti olduğu tahmin ediliyor.
Namus ile ilgili anlaşmazlık.
Namus, utanma gibi duyuların yok mu?
Benim için namus ve dürüstlükten daha önemli bir şey yoktur.
Daha çok namus polisi gibisin.