Examples of using Odada in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Su, istihkak. Kriyojenik odada aylar geçirdim.
Yok, yani hangi odada?
Neredeyiz?- Dipte bir çeşit odada.
Ryu hocanın evinin yanında tek odada yaşıyorduk.
Su, istihkak. Kriyojenik odada aylar geçirdim.
Hikayeye bir dipnot: Brad ile kim o odada buluştu biliyor musun?
Hangi odada?
Ajan Goldmanın dosyaları koridorun sonundaki odada.
Gece gündüz, hep o odada kalıyor.
Bu odada 1500 kişi var.
Evet, ama odada bir tuhaflık fark etmedin mi?
Odada bana katılmak ister misin?
Odada devam edelim.
Odada her şey yolunda?
Odada bir kamera olacak ve iletişim halinde olacağız.
Odada uyu, tamam mı?
Odada kalacağım.
Bayan Elizabeth, odada bir tur atalım.
Odada bir problem mi vardı?
Sendeleyerek odada yürürken birisi onu izliyor.
