OLMANA in English translation

you're
ol
olacaksın
asıl sen
sensin
iseniz
seni yalnız
you become
oluyorsun
olacaksın
olmana
olursun
dönüştüğünüz
haline
sen olacaksın
olurlar
to have you
sana sahip
olman
sizi ağırlamak
seni ağırlamaktan
olmanız çok
olduğun için
bulunmanız
kalman
olduğunuz için
olman çok
you would
olur
edeceğini
olacağını
edersin
olduğunu
istersin
gider
buna
you be
ol
olacaksın
asıl sen
sensin
iseniz
seni yalnız
you are
ol
olacaksın
asıl sen
sensin
iseniz
seni yalnız
you were
ol
olacaksın
asıl sen
sensin
iseniz
seni yalnız

Examples of using Olmana in Turkish and their translations into English

{-}
  • Colloquial category close
  • Ecclesiastic category close
  • Ecclesiastic category close
  • Computer category close
  • Programming category close
Yalan söylemiş olmana inanamıyorum.
I can't believe you would lie.
General olmana izin veririm. Gelecek sefer -Evet?
Next time,-Yes? I will let you be the general?
Anneme hep uzaklarda olmana neden olan işinin ne olduğunu sorardım.
That you were away all the time. I used to ask Mom what your job was..
Hayır, hayır.- Boşver, iyi olmana sevindim.
No, no.- Nevermind, I'm just glad you're okay.
Yanımızda olmana sevindim, Moreno.
Nice to have you with us, Moreno.
Yönetici ortak olmana izin verdiğimde.
And I didn't let you become managing partner.
İnsan olmana rağmen, üstünde bir iblisin kokusunu alıyorum.
You smell like a demon. Although you are a human.
Burada olmana izin veriyorum ama bu soytarı müziğini çalmana izin veremem.
I let you be here, but I won't let you play this music for clowns.
Buraya inecek kadar aptal olmana inanamıyorum.
I can't believe you were dumb enough to come down here.
Hadi ama. O beyazla arkadaş olmana imkân yok.
Come on. The way you're friends with this white guy.
Yönetici ortak olmana izin verdiğimde.
So your lieutenant… I didn't let you become managing partner.
Bizimle olmana sevindim, Haham.
Good to have you with us, Rabbi.
İnsan olmana rağmen, üstünde bir iblisin kokusunu alıyorum.
Although you are a human, you smell like a demon.
Johnny! Cankurtaran olmana izin vermelerine inanamıyorum.
I can't believe they let you be a lifeguard. Johnny.
AA toplantısında sinir krizi geçirmiş olmana şaşmamalı.
No wonder you were having a nervous breakdown at an AA meeting.
Kalıp planlama müdürü olmana yardım etmeliydim. Özür dilerim.
I know I should stay to help you become the planning manager. I'm sorry.
Tekrar burda olmana sevindim.
Good to have you back here.
Çok ateşli olmana rağmen, hala savaşacak mıyız?
You are pretty hot, though. Should we still fight?
İzlemeden ve yorumlamadan sorumlu olmana rağmen.
Though you were the one in charge of watching and interpreting.
Ama artık… diğer herkesin de kahramanı olmana izin vermem gerekiyor.
It's time for me to let you be one for everyone else. But now.
Results: 2954, Time: 0.0521

Olmana in different Languages

Top dictionary queries

Turkish - English