Examples of using Olmasa in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Mindy suçlu olmasa niçin gitsin ki?
O olmasa buraya kadar gelemezdim.
Kendin için olmasa bile, en azından Adamla benim için.
Roseanna ile olan her şey, benim seçimimle olmasa da bitti.
İlkeyi değiştirebilsek bile bu yıllar olmasa bile aylar sürecektir.
Haydi bakalım, sizde çıkın. Eğer o yapmış olmasa, kendim yapardım.
Lordum, benim maceralarım olmasa siz burada olmazdınız. .
Tamam. Tamam.- Benim için olmasa bile en azından Amy için.
Dişlerinde kilit yılanı parçaları olmasa belki sana inanırdım.
Ben de. Para olmasa da kalırım.
Bizler ve… bu küçük partiler olmasa, hiçbir şey gerçekleşmez.
En azından Amy için.- Benim için olmasa bile- Tamam. Tamam.
Bütün haber en baştan palavra olmasa neden bunu yapsın?
Kesinlikle onlarca kurban olmasa yüzlerce olabilirdi.
Belki şu kulaklar olmasa da olur.
Ama burası olmasa ne yaparım?
Juliette olmasa düğün falan yapamazdık.
Annenin bu günlerde keyfi yerinde olmasa gerek. Gerçekten mi?
Önemli bir sebebi olmasa sizi bırakmazdı. Sizce Katherine onunla mıydı?
Pidge olmasa, şu anda Sendak ın esiri olurdun.