Examples of using Optik sinir in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Kafadan bacaklının gözleri, retinanın arkasından geçen retina aksonlarına sahip olacak şekilde gelişmiştir, bu yüzden optik sinir, gözden çıkmak için fotoreseptör katmandan geçmek zorunda değildir
Optik sinirleri almışlar.
Optik sinirin sınırlı sayıda bant genişliği vardır, bu yüzden sinyaller sıkışmak zorunda kalırlar.
Kameraların optik sinirleri yoktur.
Sanırım optik siniri temizlemeyi başardım.
Sol gözün optik siniri şişlikten bozulmuş.
Göz kenarına optik siniri izleyerek ulaşabiliriz.
Optik sinirlere baskı yapıp körlüğe neden olabilir.
Optik sinirini dijital olarak aktif hale getirecek bir teknoloji geliştirebileceğimizi düşünüyoruz.
Şimdilik optik sinirlere yayılmamış.
Optik sinire değmemiş.
Optik siniri tekrardan kontrol et.
Optik siniri salla.
Işık şekilleri optik sinirlerde izleyeni hipnotize eden bir geribesleme döngüsünü tetikliyor.
Hastanın optik sinirinin, dalağında olduğunu söylüyorsan… Polislerden hoşlanmıyor.
Optik sinirlerin ve görme korteksinin ateşlenmesi.
Optik siniri etkilemiş.
Çünkü hiç optik siniri yok.
Optik sinirleri tehdit ediyor.
Bu optik sinirlere zarar veriyor.