Examples of using Ortada in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Ama eşimin bugün burada olmadığı ortada.
Hayır, ortada bir yanlışlık var.
Önceliklerimizin açıkça ortada olduğuna inanıyorum.
Ortada durun. Haydi, Lily.
Milyonerler ortada. Gidip yakından bakalım.
Seninle ortada buluşacağız.
Efendiyi ortada bırakıp sonsuza kadar uzaklaşayım.
O zaman bizi nereye götürdüğünü bilmem gerek, yoksa ortada güven kalmaz.
Sizin gibi. Yaptığınız her şey çok ortada.
Ortada aşk falan yok.
Ortada durun. Haydi, Lily.
Önemli olan Haitinin ortada olması onlarca yıl süren insani krizden.
Fakat açıklayıcı bir sebep var ortada. Pekala, belki sana aptalca gelebilir.
Seninle ortada buluşacağız.
Çok ortada.
Sizin gibi. Yaptığınız her şey çok ortada.
Ayrıca bazı şeyler ortada plan yokken oluyor.
Ortada yok mu?
Ortada fırınımız var, değil mi?
Seninle ortada buluşmak istiyorum.