Examples of using Oturdu in Turkish and their translations into English
{-}
-
Colloquial
-
Ecclesiastic
-
Ecclesiastic
-
Computer
-
Programming
Peruklu geldi, buraya ve oraya oturdu. Turp istedi.
Bir beynin yanında oturdu.
Patates közün üstüne oturdu.
Bugün sınıfa girip Pam Troyun yanına oturdu.
Bütün gece oturdu.
Geri döndüğünde bu toplantılara geldi ve orada oturdu sadece.
Mike? Adı Joanna olan bir kadın yanıma oturdu.
Arabanın tepesine oturdu işte.
Neden gidip onun yanına oturdu?
Linda yanıma oturdu.
Eski püskü de olsa… …bu elbise kalçana güzel oturdu.
Göğe çıktı ve Tanrının yanına oturdu.
Oradan tek kurtulan oymuş gibi altı saat boyunca oturdu.
O göğe yükseldi ve Tanrının sağ eline oturdu.
Sami oturma odasında oturdu.
Cennete çıktı ve Tanrının sağ eline oturdu her şeye kadir babamız.
Kadın tüm gün orada oturdu, çünkü eve gitmeye korkuyordu.
Yüzünde büyük bir gülümsemeyle oturdu ve'' Düzeldim.'' dedi.
Kardeş Blair oturdu ve ilahi söylemeye başladı.
Oturdu ve konuşmaya başladık.